28 Kasım 2010 Pazar

"39'udu 40 olsun öyleyse, al ulan!.."

Rifat Hoca merhum (Rifat Çığ), öğretmen emeklisi olup, son derece şakacı ve "rind" bir insanmış. Hayata, hep mizah penceresinden bakmayı tercih ettiğini anladığımız Rıfat Hoca merhum, bir gün, Osmaniye'nin meşhur yaylası Zorkun'un hemen alt taraflarında yer alan Derviş Pınarı mahallinde, pınarın hemen üst tarafında bir yere çilingir sofrasını kurmuş, hem pınarın sesini dinliyor, hem de açmış rakısını, ufaktan demleniyor. Bu sırada bir Aydınlı delikanlısı, önünde 8-10 koyunla pınarın başına, koyunlarını "sulamaya" getiriyor.

Koyunlar, yanyana dizilip su içmeye başlarken, Rıfat Hoca, uzandığı yerden doğruluyor ve çobana: "Çek ulan bu koyunlarını buradan!" diyerek çıkışıyor. Rıfat Hoca'nın maksadı, "taşgala" çıkarıp eğlenmek.. Çocuk şaşkın: "Niye çekileceğin kine?!.." diye cevap veriyor. Rıfat Hoca: "Ulan, niyesi miyesi yok, s..tir git burdan işte!.." diyerek, ortamı biraz daha geriyor. Bunun üzerine delikanlı da "dikeliyor" haliyle. Elindeki değneğini sertçe yere vurup; "neye gideceğin kine! Getmiyorun işte!" diyerek aynı sertlikle hocaya cevap veriyor. "Gitmiyon mu lan şimdi sen!.." diye üsteliyor Rıfat Hoca. Çocuk da, daha bir "sertelerek" elindeki değneyi daha bir şiddetle yere vurup; "getmeyeceğin işte!" deyince, hoca hızla belindeki "tapalı" tabancasını çekip, sıçradığıyla tabancayı delikanlının kıllı döşüne dayıyor ve "ulan otuzdokuzudu kırk olsun, al öyleyse!" deyip basmıyor mu tetiğe?!.. Tapa gümleyince çocuğun döşü, kılı mılı yanıyor tabii ki ve çocuk: "Yandım anam!" diyerek sırtının üstüne suya düşüyor. Bu defa da Rıfat Hoca'yı alıyor mu bir telaş! Çömeliyor yanına çocuğun, tokatlıyor yanağını... Bu arada, etraftaki bahçelerden, evlerden de gelenler oluyor ama çocukcağız inleyip durmakta. Diyorlar ki; "oğlum, bir şeyin yok, hadi kalk!" Çocukcağız ise yattığı yerden güç bela cevaplıyor: "Bir şeyim yoğise döşümdeki bu ılık ılık akan ne o zaman?!.." Zavallı, ne kadar korkmuş ki, kendi terini kan sanıyor!..


Hey gidi Rıfat Hocam hey! Allah rahmet eylesin, bir hikayesi daha var, o da kısmetse gelecek sefere...

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Efendim ben Rıfat Çığ;
Hakkımda çıkmış bir haberi araştırırken tesadüfen karşıma çıkan bu hikaye gerçekten güzel bir sürpriz:)
Şaka bir yana bu öğretmen emeklisi dedem Rıfat Çığ'ın yapabileceği türden bir olaya benziyor.Doğrusu ilk defa buradan öğrendim.Adana bölgesinde hala yaşanmış komik hikayelerinin anlatıldığını duyup şaşırıyorum.Ölümünün üzerinden neredeyse 45-50 yıl geçmiş mütevazı bir kişiliğin hala unutulmamasını sağlayan şey onun Anadoluda pek çok olduğuna inandığım Nasrettin Hocalardan biri olması galiba..

Torun Rıfat Çığ

Yorum Gönder