Allah rahmetini üzerinden eksik etmesin, "silahlar" ve "narkotik camiası", Hamdi Lokur (Akın) abimizin özel ilgi alanı içerisinde idi. Yanlış anlaşılmasın diye hemen belirtelim ki, merhum abimiz kendisini, ülkemizdeki "yeraltı camiası" hakkında "önemli bilgilere(!)" sahip ender insanlardan biri olarak görür, bu konuda mecbur kalmadıkça çok konuşmaktan kaçınır bir adam tavrı sergilemeyi ve çevresine de; "bir konuşursa yer yerinde oynayacak" bir adam görüntüsü vermeyi severdi. Bunu da inceden, (Osmaniye'de girip çıktığı yerler(!) hariç) her yaz düzenli olarak gittiği İstanbul'da, Narkotik şubede görev yapan teyzesinin oğlu ile geçirdiği vakitlerde yaşayıp gördüklerine dayandırırdı.
İşte, onun bu yapısını en iyi bilen, hem en sevdiği, hem de çok "gıcık" olduğu halde bir türlü vazgeçemediği arkadaşlarından biri olan Muhtar (Taşkaya) abimiz, yine bir gün bunun yanına sokulmuş, onu konuşturmak için, sözlerinde son derece ciddi ama "konunun cahili" olduğunu kabul eden tevazuu sahibi bir adam edası ile ve "Hamdi Baba!.." kelimeleri ile başlayan cümleler kurarak ona silahlar hakkında başlıyor sorular sormaya. Ve tabiatı ile, bu şekilde el altından usul usul başlıyor "Hamdi Baba"yı kaşımaya!.. Kâh "Smith-Wesson" diyor, kâh "Magnum, Parabellum" diyor, sonra dönüyor "14'lü Umman" diyor, bunların arasındaki farkları soruyor, oradan atlayıp geliyor "7.65" meselesine... Derken derken, nihayet getiriyor "Hamdi Baba"yı kıvama!.. Hamdi Baba, istimi almış bir kere, ağır ağır hızlanan bir lokomotif misali, gönülsüzce ve "cahil" bir adamın anlayacağı tarzda kurduğu cümlelerle başladığı "izahat"larını bir kenara bırakıp, giderek daha detaylı ve "profesyonel" cümlelere geçiş yapıyor. Hamdi abimin konsantrasyonu böylece tam tavan yapmaya yaklaşmışken Muhtar abim birden lafa giriveriyor:
Hamdi Akın (Lokur) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hamdi Akın (Lokur) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Ağustos 2011 Pazar
Rottweiler de iyi silahtır ha!..
Gönderen
Hikayeci: Vecihi Batmaz
zaman:
07:07
2
yorum
Bunu E-postayla Gönder
BlogThis!
X'te paylaş
Facebook'ta Paylaş
Etiketler:
Hamdi Akın (Lokur)
28 Aralık 2010 Salı
Ben inek miyim olum?!..
Rahmetli Hamdi (Lokur)* abiyi epeydir anmıyoruz. Bugün ondan size küçük bir anekdot aktaralım. Hamdi abi okulunu bitirmiş, yedeksubay okulunda eğitimini tamamlamış ve kurada Aydın vilayetini çekmiş, izinli geldiği Osmaniye'de yana yana Aydın'da askerlik yapmış birini arıyor. Aydın nasıl, çok merak ediyor. (Onun bu aşırı merakını iyi bilen en sevgili(!) dostu Muhtar abi (Taşkaya) ona bir aralar "Hamdi Marak" lakabını takmıştı...) Neyse, Hamdi abi nihayet aradığı adamı buluyor. Başlıyor çocukcağıza sormaya: "Nasıl, Aydın'da askerlik yapmak zor mu, nasıl bir yer orası?..." Çocuk ise: "Valla abi Aydın çok güzel bir yer, her taraf yeşillik..." diyor, başkaca bir şey demiyor. Rahmetli Hamdi abi bir daha soruyor, çocuk da yine habire otlardan, çayırlardan, yeşilliklerden bahsederek Aydın'ı methetmeye devam ediyor. Hamdi abi dayanamıyor: "Ulan olum ben inek miyim ki habire yeşillikten bahsediyorsun, ben oraya yayılmaya mı gidiyom lan? Askerliği nasıl oraların ondan bahsetsene kitapsız!"
*"Lokur" lakabının patenti de Muhtar abiye aittir.
*"Lokur" lakabının patenti de Muhtar abiye aittir.
Gönderen
Hikayeci: Vecihi Batmaz
zaman:
07:07
0
yorum
Bunu E-postayla Gönder
BlogThis!
X'te paylaş
Facebook'ta Paylaş
Etiketler:
Hamdi Akın (Lokur)
